
İşten çıkıyorum ve aceleyle arkadaşımın nişanı için kendime kıyafet almaya gidiyorum. Bir kaç saat içinde herşeyi tamamladıktan sonra arkadaşımın evine doğru yola koyuluyorum.
Elimde paketler kapının zilini çalıyorum. Arkadaşım açıyor kapıyı. Önce hoşgeldin diyor ve sonra boynuma atlıyor. İçinde ki heycanı boynumda olan kollarında hissedebiliyorum. Hoşbulduk diyerek geçiyorum içeriye. Ev kalabalık. Sofra kurulmuş. Sofraya oturuyorum ve teyzesi hemen önüme bir tabak koyuyor. Kahkahalarla dolu bir akşam yemeği yiyoruz.
Sofra toplanıyor yemek bittikten sonra,
Çaydanlık koyuluyor ocağa,
Altı yakılıyor,
Çay demleniyor,
Çay dökülüyor bardaklara,
Servis yapılıyor,
Biraz yorgunluk fazlaca neşeyle içiliyor çaylar...
Evde yapılabilecek herşey tamamlandıktan sonra kızlar grubu olarak daha yakında olan başka bir eve geçiyoruz kalmak için. Saat ilerleyince arkadaşım uyumaya gidiyor.Bense sabahın altısına kadar oturuyorum diğerleriyle. Bir mutfak masasında hem yiyip hem içerek sabah altıya kadar sohbet ediyoruz. Bir ara gözlerim yaşarıyor gülmekten. Öylesine bir kahkaha atıyorum ki"Biz bekarlığa veda partisi yapıyoruz. Gelin uyuyor ama." diyorum.
Sabah altısında uyumakla uyumamak arasında kararsızken bir başka arkadaşım "Yatalım sallanmayalım yarın ayakta diyor" ve yatacağımız odaya geçiyoruz. Yatalı çok olmamışken telefonumun sesine irkiliyorum. El yordamıyla telefonu açıyorum.
"Efendim" diyorum
"Didem kalk! Annem aradı kahvaltıya gidecekmişiz." diyor. Üst kattan arayacağına aşağıya gelipte uyandırsaydın ya diyeceğim fakat gözlerimi aralamakta zorlandığım gibi dudaklarımı aralamakta da zorlanıyorum.
"Didem!" diyor bu defa benden ses alabilmek için.
"Biz yeni yattık nişanı sonra yapın." dedikten sonra kapatıyorum telefonu. Sonra gözlerimi aralıyorum. "Hiiii!" diyorum ve yanımda uyuyan arkadaşıma "Kalk! Çabuk kalk! Kız vereceğiz. Nişan yapacağız." diyorum gülerek. Onun durum benden fena.Arkadaşımın sesin duyuyorum merdivenlerden patır patır iniyor bizi kaldırmaya.
"Kalk. Geliyor. Çabuk kalk!" diyorum. "Hıııı." diye bir ses alıyorum sadece. Arkadaşım açıyor kapıyı.
"Çabuk hadi!" diyor.
"Beş dakika daha." deyip tekrar uzanıyorum yatağa. Yanımda ki arkadaşımda uyanıyor böylelikle.
"Kaçta yattınız siz?" diye soruyor nişanlanacak olan arkadaşım.
"Biz gelinsiz bekarlığa veda partisi verdik." diyorum gülümseyerek. Yanımda uzanan arkadaşımdan bir gülme sesi geliyor.
Bir kaç dakika içinde toparlanıyoruz fakat kahvaltımızı yapmak için diğer eve geçmiyoruz. Bulunduğumuz evde kahvaltımızı yapıyoruz.Nişanlanan arkadaşımıza önceki gece neler olduğunu, neler konuştuğumuzu anlatıyoruz. Bazen bir olayı anlatırken, yaşanılan andan daha fazla gülünebiliyor. Öyle ki sohbet esnasında bir ara gülmekten ekmek boğazımda kalıyor.
Kıyafetler giyiliyor,
Saç, makyaj yapılıyor...
Erkek tarafı geliyor.
Arkadaşımla bir odadayız bu esnada. Camdan dışarısını süzerken erkek tarafının geldiğini fark ediyorum. "Geldiler." diyorum. Ardımı dönüyorum. Arkadaşımın elleri göğsünde kavuşmuş "Didem bu benim nişanım mı?" diye soruyor. Ellerini tutup kendime doğru çekiyorum. İki el birbirine kavuşmuş tam ortamızda. "Evet." diyorum. Gözleri doluyor mutluluktan. Onu böyle görünce benimde gözlerim doluyor. "Rimellerim akacak yapma." diyorum. Erkek tarafı eve girip sohbet başladıktan sonra ben kahveleri yapmaya aşağı ki kata iniyorum.
Kahveler içiliyor,
Yüzükler takılıyor,
Kurdale kesiliyor,
İkramlar dağıtılıyor,
Fotoğraflar çekiliyor,
Nasıl olacak, nasıl bitecek endişesi hiç hissedilmiyor bile. Herşey su gibi yolunu bulup, zamanı öğütüyor. Sanki göz açıp kapatıncaya kadar bitiyor herşey.
Arkadaşımı parmağında bir yüzükle bırakıyorum o evde.
Kalbime ise kocaman bir mutluluk doldurarak ayrılıyorum o evden...
4 yorum:
Beş dakika gibi... O 5 dakika değil miydi bize zamanı hatırlatan!
Sırfşiirselyorum/ Evet öyleydi...
Ben de oradaydım sanki. Nasıl yaşattın bana cümlelerinle o ânları, bir bilsen.
Parpali/ Teşekkür ederim yorumun için canım. Gözlerimi kapadım orada olduğunu hayal ettim bende şimdi.
Yorum Gönder